Ayvalık_Cunda Adası gezimizden

Alibey Adası ya da Cunda, idari bakımdan Balıkesir’in Ayvalık ilçesine bağlı bir ada. Ayvalık koyundaki Ayvalık Adaları olarak adlandırılan irili ufaklı 22adanın içerisinde yerleşime açık tekada Alibey’dir.

Cunda Adası Tarihi Eşsiz bir doğal güzelliğe sahip olan ada hakkında ilk bilgi veren Yunanlı tarihçi Heredot, İ.Ö. 459/454 yıllarında yöreden Ekatonisos olarak bahsetmiştir. Adalarda Aıol kenti vardır demekle yetinmiştir. Kentin ve bulunduğu adanın isminden bahsetmemiştir.

Bölgeye gelen yazarlardan tarihçi ve coğrafyacı Stravon (M.S. 21-63/64), Plinius (M.S. 79), Klaodius Ailianos ve Ptolomomaios da eserlerinde adadan bahsetmişlerdir. Ama isim vermemişlerdir. Çünkü yöreyi tam olarak bilmiyorlardı. Yörede iki batık kent bulunmaktadır.

Cunda Yel Değirmenleri ilk yel değirmeni 1600–1650 yılları arasında kurulmuş. Bugün Âşıklar Tepesindeki Agios Yannis kilisesinin batı yönündeki yel değirmeni ilk değirmendir. Adanın kuzey doğunda iki, kuzeybatı yönünde Ayvalık’tan gelişteki girişte de bir değirmen vardı.(mevcut) Son yapılan değirmense limanın güneybatı kısmında bulunmaktaydı.

Bu değirmen bir şahıs tarafından satın alınmıştı. Taşlarını ev yapımında kullanmak için sökmek istemişler yarıya kadar sökebildikleri için günümüzde temel kalıntıları hala durmaktadır. Bu değirmenlerden başka iki değirmen daha vardı.

Büyükşehir Kilisesi, eski bir binanın temelleri üzerine, 1873’te Alibey (Cunda) Adası Yunan Ortodoks (Moskon) cemaati tarafından inşa edilmiştir. O zamanlar, ağırlıklı olarak adanın Rum nüfusu 8000-10.000 civarında. Kilise Taxiarches’a ithaf edildi; burada Gabriel ve Michael başmeleklerine atıfta bulunan ve bugün adanın en önemli anıtı kaldı.

 


1927-1928 yılları arasında kilise minaresi olmayan bir camiye dönüştürüldü. Bu süreçte simgesel duruş söküldü ve şekilsel tasvirler boyandı. 1944 yılında meydana gelen bir depremle bina hasar gördüğünde, terkedildi ve hava ve insan tahribatının bir sonucu olarak giderek terk edildi. 

Balıkesir Bölge Müdürlüğü, restorasyon başlamadan önce binanın daha da bozulmasına neden olacak çöküntülerin önüne geçmek için geçici olarak kereste iskelesi kullanarak binayı destekledi. Bununla birlikte, yıllar geçtikçe, bu iskele çürümüş ve kilise daha fazla hasara açık hale gelmiştir. 02.05.2011 tarihinde Vakıflar Konseyi tarafından kabul edilen bir kararla kilise binasını restore etme görevi Ark İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile sözleşmeli olan Rahmi M. Koç Kültür ve Turizm Vakfı’na devredildi.


Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s